Erkeklerin Varlığı ve Toplumsal Sorunları

Erkeklerin Varlığı ve Toplumsal Sorunları

Erkeklerin Varlığı ve Toplumsal Sorunları

Erkekler olarak gerçekten dertsiz bir hayat mı yaşıyoruz? Yoksa davulun sesi uzaktan mı hoş geliyor bazılarına? İstediği kadına sarkıntılık yapabilip, gece sokakta rahat gezen erkekler bile sırf bu sebeplerden kolay olduğunu düşünür erkeklere hayatın, hatta bazıları sırf kılını almadığı için erkeklik kolay yiaa der.. kimisi adet geçirmediği için. Eğer tüm erkekler birazdan bahsedeceklerimi fark etmiş olsalardı maskülist mücadele şimdi çoktan kazanmış olurdu.

Maskülizm'e dair bir kitap yazıyordum fakat hayatın bana yüklediği sorumluluklardan ötürü yarıda bırakmak zorunda kaldım. Bu kitap, içimde biriktirdiğim birçok düşünceyi içeriyordu. Öncelikle bu yazıyı okuyan kadınlar için birkaç tanıtım yapayım. Maskülizm, feminizm ile aynı amaca hizmet ediyor(özünde), ve bir feminizm sayfasının kadın erkek eşitliğini iddia ederken erkeklerin sorunlarını önemsemiyor olmasını çoğunuzun rahatsızlıkla karşıladığını biliyorum. Feministim diyen ve erkekleri takmayan, ve ona rağmen binlerce destekçisi olup kendini feminist tanımlayan ikiyüzlü kafa yapısına karşı maskülist mücadele daha büyük önem kazandı. O halde maskülizmi desteklemek sizi asla bir kadın düşmanı yapmaz. Aksine, ülkede size sarkıntılık yapan erkeklerin aslında erkeklerin geneli olmadığını size gösterir, böylece bir erkekle evlenmeyi, konuşmayı, takılmayı zorunluluk değil, zevkle düşünürsünüz. Çünkü ülkemizdeki bazı kadınların, "erkekler genel olarak kısıtlayıcı, kıskanç, dertsiz, ve sarkıntı tipler" dediğini görüyorum. Gerçekten görüyorum. Bunu diyen kişiler, herkesi kendi çevresi gibi zannetmektedir, ve dünya zaten kadınları çoğu alanda ön plana çıkarınca, bu cümleleri destekleyen insanlar çok fazla olmaktadır.

Bir gün twitter'a girip "kadınlar allah belanızı versin" diyen erkek, altında 3 beğeni ve "yazık, kimler reddetti seni" cümlesini görürken, "erkekler allah belanızı versin" diyen kadın 5 bin 6 bin beğeniden aşağıda kalmıyor ve linç yemiyor, erkekler tarafından bile. İşte bu, bir algıdır. Erkek canının bilinçaltında değersizleştirilmesi gibi algılar, tam da yukarıdaki sebeplerden doğmuştur ve herkes tarafından desteklenmiştir.

Bu gibi algılar, son birkaç senede pandemi gibi yayılmıştır. Çoğu kişi farkında olmadan artık erkek canını önemsememeye, kadın dertlerine odaklanmaya ve erkekleri ezmeye başlamıştır üstelik hiç vicdanları sızlamadan. Bakın bu da bir pandemidir. Sadece insan sağlığına zarar vermediği için haberlerde duyamadık, dolaylı yoldan erkek canına zarar verse de...

ERKEKLERİN VARLIĞI

Her canlıda olduğu gibi, insanların da erkeği ve dişisi vardır.

Bu dünyada bok böceği denen yaratık bile ekosisteme ciddi manada yararlı iken, erkeklerin neslinin bitmesi gerektiğini bunun dünyaya daha iyi olacağını düşünenler var. Bu dünyada ne olursa olsun, her şeyin bir yaratılış amacı vardır. Öyleyse, bir takım kesimin "Sevgi kazanacak" diye mücadele ettiği bir dünyada, erkek dışında her şeye sevgi gösterilmesi niyedir?

Bir örnek üzerinden ilerleyelim.

Bir köpekseniz, ağlamanız bile birçok insanın size sevgi göstermesini sağlayacaktır. Bir sıcak bakışınız, sizi insanların bağrına basmasına yeterdir.

Bir bitkiyseniz, mor renkte yapraklarınızın açılması herkesin size sevgi göstermesi için yeter. O ışıltınız sizi insanların bağrına basmasına yeterdir.

Bir denizseniz, dalgalanmanız insanların sizi sevmesi için yeter. 

Bir kelebekseniz, kanatlarınızı çırpışınız bile edebiyata konu olur, herkes sizi sever.

Bir kadınsanız, biraz duygusallaşmanız, hemcinsleriniz ve karşı cins herkesin size sevgi göstermesi için yeter. 

Her zaman sizi sevecek birileri var, olacak. Çünkü Doğada yaratılan her şey sevgi görmeyi hak eder.

Aynı zamanda bunların başına bir şey geldiğinde savunulur da herkes tarafından hakları.

..

Fakat niyeyse bir erkekseniz, sizi anneniz ve babanız dışında birilerinin koşulsuz sevmesi, sevgi göstermesi için çok büyük şeyler başarmanız gerekir.

Bazıları için bu paradır sadece.

Bazıları için menfaati.

Bazıları için büyük bir aşk adamı olmanız gerekir.

Bazıları için başarılı bir iş adamı.

Bazılarına göre komik biri.

Bazılarına göre yakışıklı.

Peki neden diğer örnekler gibi sizi sadece SİZ olduğunuz için seven biri çıkmaz? İşte maskülist mücadelenin çekirdeği burası.

..

Kadınların erkeklere göre daha duygusal olması diye bir şey yoktur. Bunu bir kadın için duygularını öldüren ve kadının umrunda olmayan erkeklerden anlayabilirsiniz.

Bu durumda şu denebilir, duygusallık şahsiyetten gelir.

YANİ,

Erkeklerin de duyguları en az kadınlar kadar vardır. Duygusuz bir erkek varsa, bu erkek olduğu için değil, duygusuz olduğu içindir.

Bu da şu demektir: Duyguları olan erkeklerin sevgi ihtiyacı da vardır. Bu temel insani güdüyü kadınlar erkeklere nazaran daha rahat bulabilmektedir. En yalnız hissettiği anlarda birçok kişiyi çevresinde bulabilir bir kadın. Bir şiddet yaşadığında, ülkenin dört bir yanından tanımadığı insanların desteğini, sevgisini, motivesini görür, duyar. Ben yanındayım lafını duyar.

Bu da travmaları daha rahat psikolojik olarak atlatmak anlamına gelir.

..

Bir erkek travma yaşadığında, çevresi tarafından genelde ilgi görmemektedir, zaten medya ve sosyal medyada kimsenin umrunda olmamaktadır. Hani yukarıda anne baba dışında sevgi göstermiyorlar diye, hah babanız bile size "ağlama erkek adamsın, az erkek ol!" der, psikolojik olarak iyice yalnız hissedersiniz. Şimdi erkeklerin kadınlara oranla daha yalnız hissettiği verilerin gerçekliğine inandınız mı? Güzel.

En büyük güç ruhtur. Ruh sağlığı ve psikolojik rahatlık, hayatta her şeyi başarmanın temel unsurudur. Şimdi sormak isterim; kendini yapayalnız hisseden, dipte kalmış bir insandan ne bekleyebilirsiniz? Herkes dert yaşar, kadınlar da erkekler de. Fakat Siz bir insanı sırf XY kromozomu yüzünden "amaaan atlatır" diyip, XX kromozomu yüzünden "bebeğimm sakın üzülme biz yanındayız" derseniz, maskülist mücadele burayı da kapsar. 

..

Hayat insanları eğitir. Bazen yaşadığımız zor günler, ilerde aslan gibi biri yapar bizi, bu doğru. Ancak şunu belirtmek isterim;

Seni cılızsın diye kimse sevmiyor kadınlardan. Hatta erkekler de sana hep fiziksel üstünlükle baskı uyguladı, seni ezdi. Sen vücudunu geliştirdin, 3-4 sene sonra çok güçlü biri oldun. Fiziğin çok çekici bir hale geldi.

Nedense kadınlardan ilgi görmeye başladın.

Nedense erkekler sana daha samimi yaklaştı, kavga ve efelenme olayları yaşamamaya başladın.

Halbuki sen aynı sensin?

Bakın buradaki ilgiler, sevgiler, samimilikler kesinlikle bir sebepten ortaya çıktı, siz olduğunuz için değil!

Bu ülkede cılız kadınından şişman kadınına herkes bir şekilde ilgi ve sevgi görmekte. Çünkü onu o olduğu için seven, ilgi gösteren bir sürü insan var!

Nedense aynı şeyi erkekler adına göremiyorum.

Buradaki ana fikirimiz şudur; asla birilerinin sizi sevmesi için özel çaba göstermeyin.

Bırakın sizi siz olduğunuz için sevsinler. Bu ülkede kızlar için spor yapan erkekler çok var. Kızlar için iş yapan erkek çok var. Kızlara parasını yedirmeyi seven birçok erkek var.

Böyleleri varken sizi siz olduğunuz için seven kişi bulmanız biraz zorlaşıyor, bakın yok demiyorum, ama zorlaşıyor.

Burada erkekler olarak biz değişmeliyiz, bir kız için spor yapmamalıyız mesela. Kendimiz için yapmalıyız. O aynaya bakıp iyi hissetmek için sadece. Paramızı kendimiz için harcamalıyız. Kendimize yatırım yapmalıyız. Böylece erkekler olarak bir maddi kapı, seks kapısı olmayız. 

Dünyaya yürüyen parayı değil, yürüyen fiziği değil, yürüyen espri makinesini değil, ERKEKLERİN VARLIĞINI göstermeliyiz sadece. İnsanların erkekleri belirli şartlar altında sevmesini değil, erkek olduğu için sevgi görmesini sağlamalıyız. Tıpkı diğer canlıların, o canlı oldukları için sevildiği gibi. 

Bu tabii ki duygusuz, karaktersiz erkekleri de sevmek zorundayız demek değil. Şahsiyet önemli. Sadece bir insanı cinsiyeti erkek diye kuşku duyarsanız, burda bir hata olur onu demeye çalışıyorum.

Not: Buradaki sevgi AŞK anlamında değil. Sevgi, saygı ve ciddiye alınma, önemsenme gibi olaylardan bahsediyorum, şuanda erkekler bu konuda son sırada.

___________________________________________________________

YAŞAM DAVASI VE ERKEKLERİN YAŞADIĞI ZORLUKLAR

Yukarıda duygusal ve ruhsal açıdan yaklaştık olaya. Biraz da fiziksel ve toplum olarak yaklaşalım.

Bir cumhuriyet öğretmeninin hikayesinde şöyle yazıyordu; "sınavda düşük not alan bütün kız öğrencilere 100 verip dersten geçiriyordum. Neden diye sorduklarında ise, aileleri başarısız olursa o kızı alıp evlendireceklerdi, biliyorum." 

Olayın doğruluğunu bilmiyoruz. İnsanların buna linç oranı %0 idi, herkes bunu destekliyordu. Özünde güzel bir uygulama, çünkü bir erkek olarak ben de kızların 10 yaşında evlendirilmesine şiddetle karşıyım.

Ancak kimse şunu görmüyordu: sınavda düşük alan erkek çocukları okula laylaylom devam mı ediyordu? Yoksa sanayide toz toprak altındaki kıyafetleriyle çalışıp çay mı koyuyordu?

50 yaşında adamların içinde 12 yaşında çocuklar neden vardı? 

Üstündeki kir yüzünden toplumun ardına koyduğu kişi oluyorsun. İnsanlar senin fotoğrafını EMEK, İŞÇİLİK diye paylaşıyor. Bu ne emektir, ne de işçiliktir. Bu, hayatının bahar yıllarında (10-25) olan bir insanı zaten iğrenç olan bir alt seviye iş alanına sokmaktır. Ömrün boyunca hiç hayatını yaşayamamış, ömrün çalışmakla geçmiş biri oluyorsun.

Görüyoruz ki kadınlar da erkekler de başarılı olmalı(!), yoksa hayatları kararır.

Fakat tek fark: kadınların evlendirilmesine şiddetle karşıyken ülkece, erkeklerin sanayide çalıştırılmasını pohpohluyor, ERKEK OLMA(!) yolunda bir adım gibi görüyoruz.

Bunun dışında: Veriler şunu göstermektedir ki erkekler de kadınlar tarafından kadınlar kadar öldürülüyor. 

Medyanın, toplumun umrunda değil.

21 Temmuz 2020 tarihine gidelim.

Bu gün dünya çapında yaklaşık 60bin insan hayatını kaybetti, bunlardan ikisi Pınar Gültekin ve Salem Hamdi.

Pınar Gültekin canice öldürüldü. Katili içeride. Adaletin yerini bulmasına memnunuz.

Çünkü sosyal medyada kadın yaşatıldı.

Şuan adı birçok instagram sayfasında yaşıyor ve ardından günlerce haber kanallarında yaşadı.

Öldüren kişi eski sevgilisi.(erkek)

Güzel, şimdi Salem Hamdiye bakalım.

Salem Hamdi canice öldürüldü. Katiline ne oldu bilmiyoruz. Onu bile bilemiyoruz!

Adaletin yerini bulmamasına memnun değiliz!

Ne bir instagram sayfasında, ne bir haberde yaşatıldı.

Bilmeyenler için; Salem hamdi, eski kız arkadaşı ve kızın yeni sevgilisi tarafından kafasına taş atılarak öldürüldü.

Şuan instagrama Salem hamdi yazarsanız, bir iki arap fotoğrafı görürsünüz, hayır bu 50 yaşında bir Türktü!

Düşün ki öldün, bir can kaydı haksız yere dünyadan. Ve kimsenin umrunda değilsin, yitip gitmişsin.

Ölümün bu dünyada hiçbir şeyi değiştirmiyor.

Dünya başka bir ölenin yasını tutarken, senin için defol git demedikleri kalıyor, tek fark ise cinsiyetiniz. Onun dışında ikiniz de sıradan hayatları olan iki insansınız. 

Demek ki şunu anlayabiliriz; büyük bir iki yüzlülük var.

Erkeksen iki yüzlülüğe mahkum kalırsın bunu bil maskülist OLMAYAN kardeşim.

Erkeksen zorunlu olarak ataerkilliğe uyum sağlaman istenir. Her zaman güçlü kalman gerekir, çünkü sen insan değilsindir.(!)

Erkeksen, ekonomisi böyle olan muz cumhuriyetinde kesinlikle para kazanman gerekir, öyle dişiliğinle falan para kazanamazsın E-boy falan. Para makinesisindir, çünkü sen insan değilsindir.(!)

Erkeksen, yukarıda da bahsettiğimiz gibi sen olduğun için sevilmezsin. Bir şeyler başarman gerekir. Özelliklerinle sevilirsin.

Erkeksen, adalet sana tokmak gösterir. Kadın-erkek olaylarında 3-0 geriden başlarsın. Eski kız arkadaşın seni bıçaklattırır, yine sen yalancı olursun. (bkz: Emir Toprak Olayı)

Erkeksen, yıl boyu yaşadığımız zorluklardan sonra seni değerli hissettiren bir günün bile yoktur.19 Kasım Erkekler Gününü çevrende kimseler bilmez.

Erkeksen, kesinlikle silah tutabilmelisin. Zorunlu askerliğin sebebinde bu yatar. her erkek silah tutma becerisine sahip olmalıdır, isteyip istemediği önemli değildir.

Erkeksen, ölmen bir şey değiştirmez. Dünya döner. Çok büyük bir filozof, bilim adamı, sanatçı değilsen..

Erkeksen, tacize uğramazsın(!), size sarkıntılık yapan kadınlar, sizin için büyük bir şanstır(!) hatta insanlar size şey der: Daha ne istiyosun bulmuşsun kızı?

Erkeksen, hakkını araman bir kadın düşmanlığıdır. Ne derdin var da kendine dert üretiyorsun? Derler.

..

Ve nedense, bunca şeye rağmen hala kadınlar sorunluymuş ve sırf bu yüzden yüceltilmeleri doğruymuş gibi bir algı var.

Buna dur demeliyiz. Erkekler de acilen uyanmalı, bu gibi durumların getirdiği dolaylı sonuçları da düşünmeli.

13-14 saat çalışmaktan bahsetmiyorum, 13-14 saat çalışan kadınlar da var, bu ülkenin genel bir problemi zaten.

 

Neyse... Umarım bir şeyleri anlatabilmişimdir, bunu okuyan herkesin fikrinin değişmesini umuyorum ve erkekleri de en az kadınlar kadar değer görmesini istiyorum. Karaktersizlik şahsiyete özeldir, cinsiyete değil.

 

Sağlıkla kalın..

Egemen (Anıt Sayaç Script Sahibi)